11 Ağustos 2011

Soğuk Çorba


Çorba Türk mutfağının ve türk damak tadının vazgeçemediği lezzetler arasında geliyor. Türkiye'nin hangi yöresine giderseniz gidin, değişik çorbalara rastlamanız mümkün. Güzel hazırlanmış ve ideal ısıda sunulan bir çorbayı hiçbirimizin red edeceğini düşünmüyorum. Havaların sıcak geçtiği ramazan ayında, iftar sofralarında serinlik verecek bir çorbanın tarifini vereceğim bugün. Yöreden yöreye değişiklik gösteren bu tarifi ben buğday ve nohut ile yapacağım.

Malzemeler:

  • 1 çay bardağı buğday
  • 200 gr haşlanmış nohut
  • 500 gr yoğurt
  • 1 su bardağı su
  • Tuz, kuru nane
  • Arzuya göre ince kıyılmış dereotu

Bir gece önceden ıslatılmış olan buğdayı düdüklü tencerede 25-30 dakika pişiriyoruz. Nohut'u pişmiş olarak konserve de alabilirsiniz, veya yine bir gece önceden ıslatarak düdüklü tencerede pişirebilirsiniz. Bir kase içerisinde pişmiş nohut ve buğdayı yoğurt ile karıştırıyoruz. Üzerine suyu, kuru naneyi ve tuzunu ekleyerek karıştırmaya devam ediyoruz. Servis etmek için buzdolabında birkaç saat bekleyerek tadını alması ve soğumasını beklememiz gerekiyor. Dilerseniz servis ederken üzerine dereotu kıyabilirsiniz, afiyet olsun.

01 Ağustos 2011

Kebapçı Dursun (DENİZLİ)



Kebapçı Dursun, Denizli'ye iş amaçlı gittiğimizde arkadaşlarımla şans eseri keşfettiğimiz bir lezzet mekanı. Yörelerin ünlü lokantalarından ziyade, dolaşırken bulduğum rastgele yerleri daha çok tercih ediyorum, tabiki biraz kumar olabiliyor ancak bu sefer kazanan tarafım :) Kebapçı Dursun Denizli Forum alışveriş merkezine doğru çıkan İncirlipınar Caddesi üzerinde ferah oturma alani olan bir mekan. Menüsünü incelediğinizde lahmacun ve pide çeşitlerinden tutun, güveçte ve tandırda tavuk ve et çeşitlerine, çorbalara kadar değişik seçenekler ile karşılaşabiliyorsunuz. Mekanın 24 saat açık olması, gece çorba aşerenleri buraya çekiyor.

4 kişi geldiğimiz mekanda menüyü biraz inceledikten sonra kararımızı veriyoruz. Ortaya bir tepsi içerisinde 2 Lahmacun, 1 Kuşbaşı, Kaşar ve Mantarlı Pide, Odunda Tandır Tavuk ve sakız odununda pişmis kuzu tandır siparişi veriyoruz. Siparişlerimiz gelmeden önce sofraya gelen çoban salata içerisindeki taptaze  domates ve maydanoz, daha siz yemeden kokusuyla sizi kendine çekiyor, renkleri ise İstanbul'da alışık olmadığımız gibi capcanlı.

Gelelim tepsideki siparişlerimizin tadına. Benim favorim belki inanmayacaksınız ama Kuşbaşı Kaşar ve Mantarlı pide oldu. Kullanılan Mantar o kadar taze ve o kadar lezzetli ki bitirdikten sonra tekrar sipariş vermek isteyeceğinizden şüphem yok. Tavuk tandır, tavuk severlerin yüzünü güldürecek şekilde lezzetli. Tatmış olduğumuz kuzu tandır ise bana biraz kuru geldi, ancak etin lezzeti ve yumuşaklığında sorun yok.
Ana yemek yanında ise aşağıda da fotoğrafı olan buz gibi köpüklü ayranı tatmanızı tavsiye ederim.




Denizli'ye yolunuz düşer ise 24 saat hizmet veren bu mekani sizlere gözüm kapalı tavsiye ederim, benim gibi kumara girmenize gerek yok, denenmiş hoş lezzetler ve bunlarin karşılıgında fiyatlar son derece makul boyutlarda. Fiyatlardan bazı örnekler:


- Mercimek Çorba   3,5 TL
- Kuşbaşılı Pide       4 TL
- Lahmacun             2 TL
- Tandır Tavuk         8 TL
- Tavuk Kanat          6 TL


Adres: İncirlipınar Mah. İncirlipınar Cad. No:78 DENIZLI
Tel    : 0(258) 211 36 63 / 0535 499 66 78  

09 Haziran 2011

Adana'da Öz Mas Kebap ve Erciyes Meşrubat


Bugünkü tanıtacağım mekanlar, her Adana seyahatimde mutlaka uğradığım Öz Mas Kebap ve son ziyaretimde Adana'lı bir arkadaşımın önerisi ile gittiğim Erciyes Meşrubat. Öncelikle Mas Kebap'tan başlamakta fayda var. En güzel yönleri, lezzeti, havaalanına olan yakınlığı, samimi personel ve açık hava olanağı.

Sipariş genelde klasik oluyor, 1,5 Kıyma servis istiyoruz (İstanbul'luların deyimi ile 1,5 Adana porsiyon) ve yanında çiğ köfteyi ihmal etmiyoruz. Muhteşem fıstıklı kadayıftan bize kalmasını garanti etmek için sipariş verirken ondan da ayırtmayı unutmuyoruz. Kalan kısmını onlar hallediyor. Masa adeta bir renk cümbüşüne bürünüyor. Ezme salata, yeşillikler, mevsim salata, köz soğan ve soğan piyazı ikram. Benim tavsiyem masaya gelen ikramlar ve sıcak lavaş ile gözünüzü döndürmeyip sakin davranmak yolunda olacaktır. Keza kebap geldiğinde doymuş olmanız pek hoş olmaz, çünkü o lezzeti sonuna kadar tatmanız gerekir. Siz kebapları afiyetle yerken arka masada hummalı bir çalışma oluyor. bu çalışma tatlılarınızı temiz masada yemeniz için yapılıyor ve kebabı takiben arka masaya oturuyorsunuz. Kadayıf şerbetli bir tatlı olmasına rağmen üzerine döktükleri süt kokulu krema bu tatlıyı inanılmaz hafif yapıyor. O kadar yemek üstüne ikincisini yesem mi diye düşüneceğinizi tahmin edebiliyorum. Tatlı ile birlikte çay veya türk kahvesi siparişleri alınıyor, tabi ki bunlar da ikram olarak. Toplamda bu ziyafete içecekler dahil kişi başı 15 TL gibi bir fiyat veriyorsunuz. :)

Adres: KURTULUŞ MAH. MÜCAHİTLER CAD. NO:82 SEYHAN / ADANA (Valilik Tarafında)


Adana'da bulunan bir diğer lezzet mekanı Erciyes Meşrubat Evi. Yazının başında belirttiğim gibi Adana'lı bir arkadaşım vasıtasıyla gittiğim bir mekan. Doğal limonatası, taze sıkma portakal suyu ve benim favorim haline gelen muzlu sütü tadılmaya değer içecekler olarak karşınıza çıkıyor. Muzlu sütü içtikten sonra ben bugüne kadar muzlu süt diye başka birşey içiyormuşum dedim. İşin sırrı ise sütte gizli. Muzlu sütün yapıldığı süt, kar halinde yani ne donmuş ne de sıvı. İçtiğinizde buz gibi bir süt, muz ve hafif vanilya tadı damağınıza yapışıveriyor. Limonata da yörenin limonlarından hiç bir katkı maddesi kullanılmadan yapılıyor, öyle ki İstanbul'a şişeleterek getirdiğim 3 şişeden ikisini içemedim koruyucu olmadığından. En güzeli yerinde taze içmek. Limonata yapılan limonlar hasat edildikten sonra küflenmesinler diye kağıtlara sarılarak Ürgüp'de bulunan mağaralarda bekletiliyorlar. Afiyet olsun.

Adres: İnonü Cad. Mavi Sürmeli Oteli karşısı 01060 Seyhan / ADANA

30 Nisan 2011

Çilekli Kolay Milföy



Blogların mahkeme kararıyla belli bir süreliğine engellenmesinden dolayı, blogumu takip eden sizleri pek bir ihmal ettiğimi düşünüyorum. Bugün çok kolay bir tarifi sizlerle paylaşacağım. Canınız tatlı çektiğinde, ani bir misafir geldiğinde, 30 dakika içerisinde hazırlayabileceğimiz bir tarif. Hele de mis kokulu çilekler raflarda yerini almışken bu tarifi vermemek hata olurdu. Bu tarifte kullanacağım krema, pastacılık malzemeleri satılan dükkanlarda bulabileceğiniz hazır toz dolgu kremasıdır. Zaten tarife kolay dememin sebebi de bunun altında yatıyor.


Malzemeler:

  • 4 adet Milföy
  • 100 gr Çilek
  • 500 ml Soğuk Süt
  • 200 gr Toz Dolgu Kreması 
  • Pudra Şekeri

Buzluktan çıkarttığımız milföy hamurlarını yumuşamaları için bekletiyoruz. Daha sonra hafifçe unladığımız tezgahta, uzunlukları iki katına gelene kadar merdane ile açıyoruz. Yağlı kağıt serilen tepsiye alarak üzerine çatal yardımıyla boydan boya delikler açarak kabarmasını engelliyoruz. 180 dereceye ısıttığımız fırında yaklaşık 20 dakika pişirmeye bırakıyoruz. Milföyler pişerken derince bir kaba 200 gr. Toz Dolgu Kremasını ve sütü koyarak mikser yardımıyla kıvamını alana kadar 4-5 dakika karıştırıyoruz.

Pişen milföy hamurlarında kabarma oluştuysa, üzerine kağıt havlu serip bunu bez bir havluyla bastırıyoruz. Böylelikle milföydeki kabarmayı engelleyip çıtır bir hal almasını sağlıyoruz. Daha sonra bu hamurları fırın teline alarak soğumaya bırakıyoruz. Soğuyan milföylerden ikisini uzunlamasına yanyana koyarak üzerine dolgu kremasından yayıyoruz ve üzerine dilimlenmiş çilekleri diziyoruz. Tekrar bir kat krema koyarak üstüne ayırdığımız iki milföy hamurunu kapatıyoruz. Üzerini de pudra şekeri ile kapattığımızda milföyümüz tamamlanmış oluyor. Üzerini süslemek tamamen sizin hayal gücünüze kalmış :)  Afiyet olsun.



 

05 Ocak 2011

Seninki kaç santim? - Greenpeace

Seninki kaç santim? - Greenpeace: "2050’de dünyadaki balık stokları tükenecek. Denizleri hala sonsuz bereket kaynağı olarak görüyorsanız çok yanılıyorsunuz. Büyük balıkların %90’ı çoktan yakalandı. Toplam balık stoklarının %60’ı bitti. Gerı kalan %40 ise 40 yıl içinde son bulacak. Balıkların bittiği gün deniz yaşamı da bitecek."